Nerden Nereye?

kaç kente adım attık, kaç yüze baktık? kaç iklim, kaç coğrafya?







20.6.10

İstanbul'a dönerken, herşeyi Bul'a!


Hediyelerimizi verdik, hocalara, yaprak hanıma ve kaptana. Akıl edenlerin aklına sağlık.
Takılmadan süzgeçlere bir adım atınca çözüldü herşey. Gözlerdeki gülümseme bile değişti.
Büyük mikrofon çıktı, assolistler dile geldi. Zaman zaman, bazı gözlerde yaşlar belirdi.


Bu yolculuğun nerede başlayıp nerede bittiğini, biteceğini çözmek için biraz daha düşünmek, zaman vermek gerek.


Kendime verdiğim sözleri tuttum; söylemimi sevgiden kurup o yüne doğruldum. Kimseye sinir olmadım, olmamaya çalıştım. Espiri kaldırmayanların üzerine gitmedim. Kendimle kavgaya dalıp zamandan kopmadım. İsimsiz sevdaları hissettimse de yüreğime esir olmayacak akdar kendimi oyaladım. Çok eğlendim ama özümden uzağa gitmedim. Pişmanlık biiktirmedim. Gülümseyerek daldım uykularıma, gülümseyerek uyandım. Kimsenin mutsuz bir yüze bakmayı haketmediğini aklımdan çıkarmadım. KEndime kapılmadım, tanımaya çalıştım. Gücü ya da güçsüzlüğü büyütmedim, aldırış etmedim.


Güneşin pembeye boyadığı bir gökyüzüne uyandım bir sabah. Öğle vakti Hasankeyf'de gölge aradım. Yağmur damlaları hızla savrulurken rüzgarda, şarkı söyledim. Zaman zaman ağladım, zaman zaman susturdum yaşlarımı. Özlediklerime kavuşsam da hiç bir vuslatın ilk tanışma gibi olmayacağını anladım.

Ortak yaşamı, birlikte iyi yaşamı bu kez bambaşka insanlarla tatmaya çalıştım.Gün andım.yeni yeni yeni doğarken İstanbul'da uyandım. Yolculuk halini ne çok sevdiğimi ve dingin yolculukları nicedir özlediğimin ayırdına vardım.

Ve yine, sessizce içimden söyledim; Tüm bu yolların bir amacı olduğunu ve tüm bu koşturmacanın aslında bir kaçış yolu...


Güneş arsızdı boğazdan geçerken, gün şımarık olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder